Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘yoga energy activism’

Korkunç bir tüketim zincirinde olduğumuz aşikar. Herkes bas bas bağırıyor, yerküreyi tüketiyoruz. Ürettiğimizin tonlarca fazlası atığımız var, her yer çöp. Kendi enerjimizi de dünyanın doğal kaynaklarını tüketerek tüketiyoruz, acayip bir zincir… Herkes kapısının önünü süpürmezse hiç bir şey yapmamış olacağız. Tükettiğimiz bütün enerji kaynakları ve atıkları yerine, güneşin sahip olduğu enerjinin %1’ini kullanarak dünyanın ihtiyacı olan enerjinin büyük kısmını karşılayabiliriz. Ama yapılmıyor. Başka ekonomik, sistemik, kapitalistik nedenler buna engel oluyor. “Önce büyük şirketler önlemini alsın, banane. Onlarınkinin yanında benim tüketimimin önemi yok,” demenin de anlamı yok. Bir kişi, bir kaç gün bile önemli. Bir sifon su yaklaşık 11 litre. Dünyada bugün pek çok insan günde sadece 11 litre suya erişebiliyor. Bir kişinin bir kaç günlük elektrik tasarrufu 60 kwh enerji kurtarıyor; bir dizüstü bilgisayarın bir kaç aylık elektrik tüketimi.

Yoga Energy Activism hareketi, 22 Nisan dünya gününden 21 Haziran gündönümüne kadar enerji tasarrufunun pozitif yöntemlerini yaratmaya çağırıyor. Hem kendi enerji savuruş biçimimizi, atıklarımızı görmek, hem de dünyacık için iyi bir şey yapmış olmak için, sadece bir gün, ya da her gün bir kaç saat katılmak bile önemli.

Daha az sifon çekmek, örneğin. Bazı sifonlar yarım da çekilebiliyor, yarı yarıya tasarruf.

Bilgisayar orucu tutmak, mesela. Bilgisayar kullanılmayan bir gün yaratılabilir. Ada vapuruna atlanabilir, mis…

Erken yatmak; hem elektrikten hem kendi enerjinizden uykuyla tasarruf. Sabah daha rahat uyanabilirsiniz belki.

Naylon poşetsiz bir gün; acaba marketten ıspanak nasıl alınacak…

Mum ışığı partisi; bir akşam arkadaşlarla evde toplanıp elektriksiz takılın. Biz bazen yapıyoruz, bir süre sonra kendi müziğimizi yapmaya başlıyoruz. Oluyor sana “drum circle”.

Enerjimizi kendimiz için kullanmak. Başkalarına değil, kendimize bakmak, mesela. Öfke gibi tüketici duygulara değil, sakin ve anlayışlı olana yönelmek…

Az konuşmak, gürültü kirliliğine katkımızı azaltmak… Sessizlik günleri yapılabilir. Bir gün çok az konuşup, aslında ne kadar çok konuştuğumuzla karşılaşabiliriz.

Bir gün boyunca daha az sigara içip, daha az karbonmonoksit salmak…

Yenilenebilir atıklı yemekler yapmak. Çöpümüzden plastik çıkmayacak şekilde mutfak kullanmak. Zor, değil mi? Bunu ufak ufak yapmak mesela, bir dahaki sefere zeytinyağını plastik değil, teneke ya da cam ambalajda almak, gibi.

Yemekleri düdüklü tencerede yapmak, hızlı ve daha sağlıklı. Hatta raw food (çiğ beslenme) denenebilir.

Güneş enerjili lambalar çok şahane. Dekoratif olanları da var, Koçtaş’ta mesela, çok da pahalı değil.

Bir sürü şey mümkün, çünkü her anımız enerji tüketmekle geçiyor. Enerji elbette tüketilecek de, ne kadar tasarruflu, ne kadar olumlu, ne kadar zararsız, bunu keşfetmek lazım.

Bir gün, bir kaç saat, bir kaç kişi bile önemli, hadi…

Shiva Rea’nın Yoga Energy Activism anlattığı videosu: http://www.youtube.com/watch?v=IzV6exQDqRc

Ha bir de şu var: Nemrud Hz. İbrahim’i yaktırırken ateşi söndürme çabasındaki minicik bir karınca, sırtına bir damla su alıp, koşmaya başlamış. Demişler: “Böyle koştura, koştura nereye gidiyorsun? Senin bu bir damla suyun mu ateşi söndürecek?” Karıncanın cevabı kısa ve netmiş; “Olsun! Hiç olmazsa tarafım belli olsun!”

Reklamlar

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: