Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘rekabet’

#28gunyoga – kapanış

28 günlük sadhananın ikinci yarısında buralara pek uğramadığım doğrudur. Her sadhananın sonunda farkettiğim, yani artık bildiğim şey şu; hayatın önemli unsurlarından ikisi hedef ve istikrar. Pozitif düşünürsen olur, kırk kere söylersen olur, kelimeleri doğru seçersen, efendim niyetini görsellersen olur, kendine inan dostum en büyük sensin, gibi söylemleri Secret stiliyle çalışan ve anında mükafatın hayatın ta kendisi olduğunu sanan günümüz yaşam koçları ve spiritüellerine bırakarak söylüyorum bunu. Öyle her şeyin birdenbire olmasını bekleyemezsiniz. Kendinize bu kadar tanrısallık biçip ne kendi hayatınızda ne de haşa başkasınınkinde olağanüstü ve birdenbire mucizeler yaratamazsınız.

Hoya_carnosa_Exotica1C2000.jpg

Evet, birdenbire değişim oluyor; bir gün içinde insan hayatı bambaşka bir yöne sürüklenebiliyor, bir sabah bambaşka bir insan olarak uyanabiliyorsunuz, bir kitap okuyorsunuz hayatınız değişiyor, vs. Fakat bu ani değişimlere giden yolu, öncesini, hazırlığını, hatta farkında olmadan hazırlandığınızı es geçmeyin. Bunun çok somut ve en basit örneği çiçek. Sabah bir bakıyorsunuz camın önündeki mum çiçeği açıvermiş. Aa mucize! Nasıl açmış bu çiçek? Olumlamalar falan mı yapmış? Niyet mi etmiş? Kendini mis kokulu tatlı çiçekler vermiş halde mi görsellemiş? Yoo, ihtiyacı olan ortam ve şeyleri almış o kadar; toprak, su, güneş ışığı. O çiçeği verene kadar geçen sürede bir saksıya ekilmiş, sulanmış, güneş görmüş. Yani bir ön hazırlığı var çiçeğin. İnsanın hayatında gerçekleşiveren şeyler de böyle, ön hazırlığı var. Çiçekten farkımız özgür irade tabi ki, ben hedef seçebiliyorum. Mum çiçeğinin açacağından bilinçli olarak haberi yok belki ama ben istediğim bir şeyi bilinçli ve kendimden haberli bir şekilde hedefleyebilir, onun için hazırlanabilirim. Bu hazırlığı da istikrarlı bir şekilde yaparsam hedefe ulaşabilirim. bu hedef Ferrari de olabilir (sonra satarsınız), köpeği parka götürmek de. Ama mum çiçeğini belirli aralıklarla sulamazsanız açmayı bırakın, solacağı gibi, ben de hedeften vazgeçer, istikrarlı hazırlığı bırakırsam yarı yolda kalırım.

Günlük, haftalık, altı aylık planlar hazırlamaktan bahsetmiyorum ama belki de bahsediyorum. Çünkü hedefsiz de bir yere varılmıyor, limanı belli olmayan gemiye rüzgar bile yardım edemiyor. Aşırı hırslı insanlar vardır ya, bir sene sonra şu tarihte ne yapacağı bellidir falan. O tarihe kadar ölmezlerse yaparlar da. Ama yapamazlarsa da perişan olurlar, geride kaldıklarını düşünüp hırpalanır, daha çok hırslanırlar… Bu kadar hırsla kendini perişan etmeden, kendini bile bile hedef seçebilir, istikrarla ilerleyebilirsin.

Günlük, haftalık, beş yıllık planı yap da, kendine göre yap. Önce ne istediğini bil, o istediğin elbise üstünde nasıl duracak bak, ona göre yola çık. İstikar isteğin, hedefe duyduğun arzu içten gelsin, dışardan gelen takdirle parayla motive olarak değil. Severek hedefle, isteyerek yap, rekabet ederek değil. İşte ben bunları anlıyorum her sadhana sonunda.

Benim niyete, hedefe ne mi oldu? Elbise üstümde o kadar güzel durdu, bana öyle bir enerji verdi ki, sık karşılaştığım bir pişmanlıkla yüzleştim; bunu niye daha önce hedeflemedim ki… Demek ki zamanı şimdiymiş, bik bik bik 🙂

 

Reklamlar

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: