Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘dolunay’

Dolunayın yarattığı depresif ruh hali içindeyim. Bedenim su toplamış durumda, canım hiç bir şey yapmak istemiyor. Aydan etkilenmediğini sanmak büyük insan zihninin ve egosunun bir oyunu. Dün bir arkadaşım ayın bizi etkilemediğini söylediğinde, “koskoca okyanusu etkileyen şey senin minik bedenini mi etkilemiyor,” diye sordum. O koca entelektüel zihniyle, okyanusun büyük bir su kitlesi olduğunu, masif su kütlelerinin etkilenmesi normalken, bedenimiz gibi küçük su birikimlerinin etkilenmediği açıklamasında bulundu. Bu büyük zihinlere ampirik bir deney öneriyorum. Koca, yayvan bir leğene su doldurun, masif bi su kütlesi olsun. Leğenle aynı yükseklikte, hatta biraz daha yüksek yüzeylere minik su damlacıkları serpiştirin. Leğendeki su okyanusu, etrafındaki su damlacıkları deniz seviyesi ve daha üstündeki insancıkları temsil etsin. Deneyi daha gerçekçi hale getirmek için leğenin dibini ve su damlacıklarını da %70’i su içerecek şekilde kumla süsleyebilirsiniz. Elektrik süpürgesi ya da saç kurutma makinesi alın. Hatta ikisini birden kullanabilirsiniz. Birisi ayın “gel”ini, diğeri “git”ini temsil etsin. Belli bir mesafeden bu makineleri sırayla çalıştırın. Leğendeki su ve etraftaki su damlacıklarının nasıl etkilendiğini gözlemleyin, bulguları bir yere not edin. Okuyun, anlayın.

Japonya’daki deprem ve tsunamiden pek çok insan etkilendi. Hayatları sallandı, yerle bir oldu, kırıldı. Japonya çok uzakta, beni etkilemedi diyen büyük zihinler fazla sevinmesin. Bu deprem, bütün depremler gibi dünyanın eksenini ve dönüş hızını değiştirdi. Ayrıntılı bilgi için: http://www.popularmechanics.com/science/environment/natural-disasters/how-the-japan-earthquake-made-the-day-shorter. 10 cm’lik bu eksen değişikliği ile günler kısaldı. Zamana bağlı hayatlarımız da haliyle etkilendi.

Bütün bunların kutsal bir dengeyle ilgili olduğunu biliyorsanız korkacak bir şey yok. Doğanın dengesinin doğum ve ölümle kurulduğunu, ölüm olmadan doğum olmayacağını kabullendiyseniz, her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu biliyorsanız endişelenmezsiniz. Peki ya zihninizin her şeyin üstünde olduğunu ve minicik aklınızla her şeyi anladığınızı, 2012’de bir gezegen gelip dünyaya çarpacak ve nasılsa yok olacağınızı sanıyorsanız, işte o zaman yanıldınız.

Bahar gündönümü, pek çok kültürde kutlanır. Paskayla, nevruz, holi bunlardan bazıları. Paskalya yumurtası, doğa ananın yeniden doğuşunu, tavşanlar fertiliteyi simgeler. Ateş, günlerin uzamasını aydınlığı temsil eder, nevruzda ateşler yakılır, üstünden atlanır. Holi, Hindistan’da boya festivali ile kutlanır, herkes birbirinin üzerine bitkisel boyalar atar, bu ayurvedik boyaların hastalıklara iyi geldiğine inanılır.

Gelin bu bahar gündönümünde, geri döndürülemez hasarlar bırakan geri dönüşümsüz nükleer enerjiye karşı bir şeyler yapalım. Bir imza atmak, bir yürüyüşe katılmak ya da oturup hükümetlere akıl fikir vermesi için dua etmek gibi… Bırakalım bahar gelsin, doğa uyansın. Ölümle güçlenen toprak ışıkla aydınlansın, enerjimiz tazelensin. Yeni yılda en büyük dileklerinizin tohumları atılsın, zihin ve bedeninizin kalın kabukları çatlasın.

Reklamlar

Read Full Post »

11-18 Haziran arası gerçekleştireceğimiz bu yoga tatili, ayın çok özel iki durumunu içerecek. Programımızın tam ortasına denk gelecek olan 15 Haziran’daki dolunay günü, aynı zamanda ay tutulması yaşanacak. Ay büyürken enerjimiz artar, ay küçülürken azalır. Dolunay enerjisi ise bedenimiz, zihnimiz ve duygularımızı derinden etkiler. Bilim, dolunayın beyinde yarattığı sivrisinek ağırlığı kadar basıncın, düşünce sistemimizi büyük ölçüde etkilediğini ispatlamıştır. Yogada dolunay, nefes almaya eşdeğerdir, yani hayat gücümüz prananın en yüksek olduğu zamandır.

Ay tutulmaları her zaman dolunaya denk gelir ve tamamlanmaları, döngü kapanışlarını temsil eder. Tutulmalarda ayın etkisi, normal bir dolunay ya da yeni aydan yüksek olur. Daha duygusal, daha düşünceli olabiliriz. Bedenimizdeki enerji akışı normalden daha dengesiz olabilir. Bu günlerde meditasyon ve sağlıklı, hafif bedensel çalışmalar yapmak enerjiyi düzenler, tutulmayı takip eden altı ay içinde yaşanacak olaylara bizi hazırlar.

Programımızın ilk yarısında, gittikçe güçlenmekte olan prana akışına yön verecek, güçlendirici ve dinamik yoga çalışmaları gerçekleştireceğiz. Dolunay ve tutulma gününde özel meditasyonlar ve Yoga Nidra (yogik uyku ile derin gevşeme) yapacak, programın ikinci yarısında düşmekte olan enerjiye uyumlanacağız. Hayatımızda değiştirmek istediğimiz şeylere odaklanıp, bedenimiz, aklımız ve ruhumuzu dönüşüme hazırlayacağız.

Sabah ve akşam olmak üzere günde iki seans, Prana Vinyasa stilinde yoga çalışmaları yapacağız. Prana Vinyasa, yaratıcı hayat enerjimiz prana ile bağlantıya geçtiğimiz, onun önderliğinde bedenimizde keşfe çıktığımız akışkan bir yoga stilidir. Dünyaca ünlü yogini Shiva Rea’nın geliştirdiği bu stil sayesinde, dalga serileri ile bedenimizin akışkanlığını keşfedecek, döngüsel selamlamalar ile evrenin döngüsel hareketine uyumlanacak, çakra vinyasalar ile prananın dengeli akışına yol açacağız. Çalışmalarımız müzik, dans, mantralar, neşe, hareket meditasyonları ile zenginleşmiş deneyimler olacak.

Her sabah 7:00-8:30 arası bedenimizi uyandıracak, akşamları 17:00-18:30 arası buluşmalarımızda akşamı karşılayacağız. 11 Haziran akşamı başlayacak programımız, 18 Haziran sabahı gerçekleştireceğimiz çalışma ile sona erecek.

Yogayı merak edip hayatına katmak isteyen başlangıç seviyesinden, tecrübeli katılımcılara kadar herkese açıktır.

Kamp, Fethiye Faralya’da Patika’da gerçekleşecektir: http://www.patikadayolculuk.com/

Ücret:

Çadırda Konaklamalı Kişi Başı 720 TL
Taş Ev Konaklamalı (3 kişilik odada) Kişi Başı 960 TL
Taş Ev Konaklamalı (2 kişilik odada) Kişi Başı 1320 TL

Bu bedele 7 gece 8 gün Konaklama,3 öğün yemek, tüm yoga seansları, organik şarap ikramları, organik bitki çayları ve ağaçlardaki dut gibi meyveler dahildir. Ulaşım ve kişisel harcamalar dahil değildir. Rezervasyon için ön ödeme bedeli 300 TL’dir.

Ayrıntılı bilgi ve kayıt: Yogha, 0212 324 61 08 http://www.yogha.net

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: