<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>yoga yolu</title>
	<atom:link href="http://yolyoga.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://yolyoga.wordpress.com</link>
	<description>okyanus dalgaları, patikalar, nefes, güneş, ay ve her şey...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Jan 2012 12:31:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='yolyoga.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>yoga yolu</title>
		<link>http://yolyoga.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://yolyoga.wordpress.com/osd.xml" title="yoga yolu" />
	<atom:link rel='hub' href='http://yolyoga.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>30 Saatlik Yogaya Başlangıç Kursu</title>
		<link>http://yolyoga.wordpress.com/2012/01/29/30-saatlik-yogaya-baslangic-kursu/</link>
		<comments>http://yolyoga.wordpress.com/2012/01/29/30-saatlik-yogaya-baslangic-kursu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 12:00:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yeseren olgu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<category><![CDATA[başlangıç yoga eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[yoga beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[yoga kursu]]></category>
		<category><![CDATA[yogaya başlangıç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yolyoga.wordpress.com/?p=805</guid>
		<description><![CDATA[Yoga hakkında sağlam ve güvenilir bir temel için yoga eğitimleri serilerimiz başlıyor. 30 saatlik bu eğitimde hatha yoganın teorik ve pratik temel prensipleri sunulacaktır. Eğitimin sonunda kişi, nefes ve beden farkındalığı gelişmiş, kendi bedenine uygun yoga pratiğini derinleştirme bilgisini almış olur ve kendi kendine veya başka bir yerde devam edeceği yoga yolculuğuna güvenle çıkacak temeli [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=805&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yoga hakkında sağlam ve güvenilir bir temel için yoga eğitimleri serilerimiz başlıyor. 30 saatlik bu eğitimde hatha yoganın teorik ve pratik temel prensipleri sunulacaktır. Eğitimin sonunda kişi, nefes ve beden farkındalığı gelişmiş, kendi bedenine uygun yoga pratiğini derinleştirme bilgisini almış olur ve kendi kendine veya başka bir yerde devam edeceği yoga yolculuğuna güvenle çıkacak temeli kazanır. Uygulanacak yoğun, güvenli ve temel yoga ile beden açılır ve dönüşüm süreci başlar. Kursumuz sertifikasızdır ve eğitmenlik yapma bilgisi kazandırmaz.<br />
Yogaya yeni başlayan veya bir süredir yoga yapan ama temelleri yeniden oturtmak isteyen;<br />
Kendi yoga pratiğini geliştirmeyi arzulayan;<br />
Yoga eğitmenlik eğitimlerine devam edemeyen veya eğitmen olmadan yoganın temellerini derinlemesine öğrenmek isteyen;<br />
Şehrinde yoga eğitimi alamayan kişiler için uygundur.<br />
<strong>İçerik:</strong><br />
Yoganın temelleri; tanım, yoga felsefesi ve tarihçesine giriş<br />
Temel yoga asanaları ve asana serileri<br />
Pranayama, nefes egzersizlerine giriş<br />
Yoga anatomisine giriş<br />
Element teorisi ve ayurvedik beden tipi tespiti, kendi beden tipinize uygun yoga pratiği geliştirme bilgisi<br />
<strong>Yer:</strong><br />
Kurs, Beşiktaş merkezdeki ev stüdyoda gerçekleşecektir. En az 3 kişinin katılımı ile başlayacaktır, katılım 6 kişi ile sınırlıdır.<br />
<strong>Ücret:</strong><br />
210 TL (20 Şubat’tan önce kesin kayıt için geri ödemesiz 50 TL yatırılması gerekmektedir).<br />
Erken ödeme ve öğrenci indirimi:  15 Şubat’tan önce tamamının ödenmesi kaydı ile 180 TL<br />
KDV, eğitim süresince dağıtılacak yazılı dökümanlar, ayurvedik beden tipi tespiti, kişisel öneriler ve ikramlar dahildir.<br />
Sadece peşin ve nakit ödeme kabul edilmektedir.<br />
Hafta sonu grubu buluşma tarihleri:<br />
25-26 Şubat<br />
3-4 Mart<br />
10-11 Mart<br />
Cumartesi günleri 10:00-16:00<br />
Pazar günleri 13:00-17:00<br />
Hafta içi grubu buluşma tarihleri:<br />
28-29 Şubat<br />
2 Mart<br />
6-7 Mart<br />
9 Mart<br />
Salı ve Çarşamba günleri  11:00-16:00<br />
Cuma günleri 14:00-19:00<br />
<strong>Eğitmen:</strong><br />
Yeşeren Olgu Alibeygil<br />
1975 Ankara doğumlu, ODTÜ Sosyoloji mezunudur. 2000’lerin başından beri uyguladığı yoga pratiğini 2007’de Zeynep Aksoy’dan aldığı hocalık eğitimi ile derinleştirdi. BKS Iyengar dahil, dünyanın önde gelen yoga eğitmenleri ile yaptığı çalışmalara 2009’dan beri, Shiva Rea ile devam etmektedir. Yoga bilgisini, ayurveda ve Gestalt terapi eğitimleriyle zenginleştirmiş, dört yıldır düzenli olarak çeşitli merkezlerde ve ev stüdyosunda yoga eğitmenliği yapmakta, Feuerstien Enstitüsü’nün 800 saatlik Yoga Tarihçe ve Felsefesi uzaktan eğitimini burslu olarak sürdürmektedir.<br />
<strong>İletişim:</strong><br />
yolgua@gmail.com</p>
<p>http://yolyoga.wordpress.com</p>
<p>555.2431187</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/events/286108851449832/" target="_blank">Facebook event bağlantısı</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yolyoga.wordpress.com/805/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yolyoga.wordpress.com/805/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yolyoga.wordpress.com/805/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yolyoga.wordpress.com/805/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yolyoga.wordpress.com/805/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yolyoga.wordpress.com/805/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yolyoga.wordpress.com/805/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yolyoga.wordpress.com/805/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yolyoga.wordpress.com/805/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yolyoga.wordpress.com/805/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yolyoga.wordpress.com/805/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yolyoga.wordpress.com/805/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yolyoga.wordpress.com/805/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yolyoga.wordpress.com/805/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=805&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yolyoga.wordpress.com/2012/01/29/30-saatlik-yogaya-baslangic-kursu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d35cafd44a8d81e409093dc7b2430a0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yolyogini</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Panik Yok &#8211; Mind the Gap</title>
		<link>http://yolyoga.wordpress.com/2012/01/24/panik-yok-mind-the-gap/</link>
		<comments>http://yolyoga.wordpress.com/2012/01/24/panik-yok-mind-the-gap/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 08:49:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yeseren olgu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Şimdi ve burada]]></category>
		<category><![CDATA[how yoga can wreck your body]]></category>
		<category><![CDATA[NY Times]]></category>
		<category><![CDATA[WILLIAM J. BROAD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yolyoga.wordpress.com/?p=794</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz haftalarda, dünya basınının önde gelen yayınlarından NY Times&#8217;da yayınlanan bir makaleyle yoga camiası yerinden hopladı; How Yoga Can Wreck Your Body? Yani, Yoga Bedeninize Nasıl Zarar Verebilir? Ya da Yoga Bedeninizi Nasıl Ziyan Eder&#8230; WILLIAM J. BROAD tarafından yazılan makale özetle, güvenle ve dikkatle yapılsa da yoganın bir gün bedende bir hasara yol açacağından [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=794&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://yolyoga.files.wordpress.com/2012/01/mag-08yoga-t_ca0-articlelarge-e1327394542556.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-797" title="mag-08yoga-t_CA0-articleLarge" src="http://yolyoga.files.wordpress.com/2012/01/mag-08yoga-t_ca0-articlelarge-e1327394542556.jpg?w=150&#038;h=99" alt="" width="150" height="99" /></a>Geçtiğimiz haftalarda, dünya basınının önde gelen yayınlarından NY Times&#8217;da yayınlanan bir makaleyle yoga camiası yerinden hopladı; <em>How Yoga Can Wreck Your Body?</em> Yani, Yoga Bedeninize Nasıl Zarar Verebilir? Ya da Yoga Bedeninizi Nasıl Ziyan Eder&#8230;</p>
<p>WILLIAM J. BROAD tarafından yazılan makale özetle, güvenle ve dikkatle yapılsa da yoganın bir gün bedende bir hasara yol açacağından bahsediliyor. Yogayla incinmiş, üstüste ameliyatlar geçirmiş, felç inmiş, yürüyemez olmuş bir kaç vakadan bahsediliyor.</p>
<p>Öyle bir facia habercisi dille yazılmış ki, ben bile okuyunca &#8220;adam haklı beyler,&#8221; diyesim geldi. Yogaya ilk başladığım yıllarda henüz kendimi yukarı çekmeyi bilmeyen bedenimi zorladığım omuz duruşlarıyla yavaş yavaş incittiğim belimi, bir kaç sene önce egoyla yaptığım tek bir yoga seansının dizlerimde ortaya çıkardığı hasarı ve haftalarca geçmeyen acıları düşündüm.</p>
<p>Makaleye karşı gelen herkes, egoyla ve hırsla ya da kendini bilmeksizin yapılan yoganın her &#8220;spor&#8221; gibi incitme olasılığı olduğunu güzel güzel anlattı.</p>
<p>Ben makaleyi başka bir şekilde ele alıp, makalenin neden yazılmış ve şimdi NY Times gibi (güya) güvenilir bir medya kanalında yayınlanmış olduğunu düşündüm&#8230;</p>
<p>Çünkü biraz araştırınca gördüm ki, bu minvaldeki makale ilk ve tek değil. Zaman zaman NY Times, BBC News, Observer gibi otorite sözcüsü medyada inceden inceye anti-yoga makaleleri yayınlanıyor. Çoğu, uzman bir eğitmenle çalışmanız gerektiğini (elbette), yoganın tek başına bir egzersiz olarak işe yaramadığını (bu egzersizden ne beklediğinize bağlı) vs. vs anlatırken, hemen hiç biri hırsla, egoyla yapıp incinmeyin, demiyor. Tenis, koşu gibi &#8220;kabul görmüş&#8221; sporlarda incinme makul görülürken, oran olarak son derece düşük kalan yoga incinmeleri hemen parmakla gösteriliyor. Çünkü yoga artık sistem için tehlikeli hale gelmeye başladı.</p>
<p>Ülkemizde ve hatta Avrupa&#8217;da nispeten yeni olan yoga Amerika&#8217;da uzun yıllardır uygulanıyor.  New York&#8217;ta ve batı yakasında (pasifik kıyısı) neredeyse yoga yapmayan, ya da denememiş, ya da denemeyi düşünmeyen insan yok gibi&#8230; Çoğu insan hiç yapmamışsa da yogayı bir gün deneyeceği bir şey olarak değerlendiriyor.</p>
<p>Bugüne kadar yoga, sistemin devamlılığı için tercih edilir bir şeydi. Sistem ne ister? Çalışasın, çok çalışasın ve bunu şikayet etmeden yapasın, izin verilen ölçülerde eğlenesin, evine dönesin, televizyona izleyesin ve sonra yine çalışasın, çalışıp kazandığını sandığın parayı yine sistem için tüketip ona geri veresin&#8230; Bu böyle. Kimse itiraz etmesin, kapitalizmin altın kuralı bu. O en uzun tatil (!) olacak emeklilik hayalleriyle &#8220;off yine pazartesi&#8221;, &#8220;heeey TGI Friday&#8221; diye dönüp duran kimse kazanmıyor aslında. Banka kredisiyle borçlanıp evini almış, çocuğunu özel okulda okutmayı başarmış olsa da. Kapitalizm çay kaşığıyla verip kepçeyle alır. Kapitalizmin nasıl işlediğini Karl Marx&#8217;tan ya da yıllarca içinde debelendiğim kurumsal hayattan değil, Londra&#8217;da geçirdiğim bir kaç günde çözdüm efendim. Görenler bilir, bu şehir öyle bir düzenlenmiştir ki, karşıdan karşıya geçerken ne zaman sağa ne zaman sola bakacağın yerlere çizilmiş oklarla belirlenmiştir. Metrodan inerken ayağını nasıl atacağını bile söyler sistem. Metrodaki <em>Mind the Gap</em> uyarısı, &#8220;ben şahane bir sitem kurdum ve bu sistemdeki tek boşluk işte bu tren ve istasyon arasındaki 10 santimetrelik boşluktur, dikkat et, düşme,&#8221; der gibidir. Rahatlıkla kimyasal uyuşturucular bulunabilen klüpler hafta sonu çılgınca dolarken, o klübe kaçta gideceğin, içeride ne yapacağın, süper düzenli toplu taşıma sistemi ile evine ne zaman nasıl döneceğin bile bellidir. Sistem der ki, şimdi işe git, şimdi çık, pub&#8217;a git, şu kadar iç, maç izle, eve git, kapıda sıra var ama o klübe girebileceksin, içeride dağıttığımız mutluluk haplarından al, son otobüs birazdan kalkıyor, eve git yoksa sokakta kalırsın, Pazartesi kimyasalla ya da alkolle ya da televizyonla mallaşmış zihnini oyalamak için işe git, çalış çalış, rahatlamak için tüket tüket&#8230;&#8230; Bu sadece Londra&#8217;da böyle değil tabi, sadece orada çok net bir şekilde göründü gözüme.</p>
<p>Bugünlere kadar yoga da bu sistemin işleyişini sağlayan şahane bir araçtı. İnsanlardaki kabullenme kapasitesini artıran, bir tiyatro sahnesi gibi belirli rollerle oynanan, belirli streslerle yaşayan insanlar için sahte bir umut kapısı gibi görünüyordu. Fakaaat&#8230;</p>
<p>Shiva Rea&#8217;nın bir röportajında şahane bir şekilde dile getirdiği gibi, nedeni ne olursa olsun yogaya başlayan ve yıllarca uygulayan insanlarda artık shakti enerjisi uyanmaya başladı. Dediğim gibi Amerika&#8217;da yoga uygulaması, Hindistan&#8217;dakinden bile yoğun. California, 68&#8242;lerin hippi hareketinin başladığı yerdir, bilirsiniz. Hah şimdi de spiritüel bir hareket başlamış durumda, ister inanııın ister inanmayın&#8230; Yani o kadar gezdim, Amerika&#8217;nın batı pasifik yakası kadar spiritüel yer görmedim (aman kızmayın).</p>
<p>Shakti enerjisi uyanınca ne oluyor? Yıllarca floridle uyuşmuş pineal gland uyanmaya, insanlar sistemin işleyişini görmeye, gerçek sandıkları şeyleri sorgulamaya başlıyor.</p>
<p>Dahası&#8230;</p>
<p>İnsanlar daha az hastalanıyor: Dünyanın en çok kazanan sektörü olan ilaç piyasası panikte!</p>
<p>Sağlıklı beslenmek önem kazanıyor: Mc Donalds zaten bitmiş, KFC mahkemelerde, Coca Cola tüketilmiyor, Starbucks kahveden çok tüketilen Chai satabiliyor! Sigara firmaları ise zaten bir bize çalışıyor!</p>
<p>Yine çok paralar dönen bir sektör haline gelmiş yoga ve sağlıklı yaşam tüketimleri daha seçilesi bir hale geliyor.</p>
<p>Kilise çoktan sorgulandı, ceza sistemiyle çalışan otoriter din sözünü geçiremiyor, tanrının ceza değil ödülden bahsettiği anlaşıldı.</p>
<p>Sınırlar kalktı, azgelişmişinden çok gelişmişine tüm ülkelerde ortak bir bilinç gelişmeye başlıyor.</p>
<p>Yoga, sistemin artık pek işine gelmiyor, tehlike arzediyor. Dolayısıyla anti-yoga propagandaları inceden başlıyor. Bugüne kadar işleyişin devamını sağlayan yoga, önde gelen sistem sözcüsü medya tarafından halı altına süpürülüyor. Yerine koyabilecekleri yeni bir oyuncak bulana kadar bu <em>incelik</em> devam edecek. Sonra daha büyük yasaklar, uygulamalar, başlayan spiritüel harekete engeller ortaya çıkacak. Bana öyle geliyor.</p>
<p>Yani batı panikte! Prozac toplumu, spiritüel bir çıkış yolu buldu, önü kesile!</p>
<p>Bu ince anti-yoga yaklaşımı beni sevindiriyor, demek ki doğru yoldayız. Önce kendi egomuza, sonra da büyüüük kapitalist egoya karşı bir yol bulduk sanki. Bu yol, trenle istasyon arasındaki boşluktan daha geniş ve tehlikesiz; düşmezsiniz; <em>mind the gap and jump in it</em>! Hadi güvenle, sevgiyle ve (bir ümit) birlikte yola devam!</p>
<p>Bağlantılar</p>
<p><a href="http://www.nytimes.com/2012/01/08/magazine/how-yoga-can-wreck-your-body.html?_r=1&amp;ref=yoga" target="_blank">İlgili NY Times Makalesi </a></p>
<p><a href="http://dangersofyoga.blogspot.com/2010/02/celebrity-power-yoga-new-craze-from.html" target="_blank">Bazı anti-yoga makaleleri </a></p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=65EfJyYPtiA" target="_blank">Shiva Rea&#8217;nın röportajı</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yolyoga.wordpress.com/794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yolyoga.wordpress.com/794/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yolyoga.wordpress.com/794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yolyoga.wordpress.com/794/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yolyoga.wordpress.com/794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yolyoga.wordpress.com/794/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yolyoga.wordpress.com/794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yolyoga.wordpress.com/794/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yolyoga.wordpress.com/794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yolyoga.wordpress.com/794/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yolyoga.wordpress.com/794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yolyoga.wordpress.com/794/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yolyoga.wordpress.com/794/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yolyoga.wordpress.com/794/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=794&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yolyoga.wordpress.com/2012/01/24/panik-yok-mind-the-gap/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d35cafd44a8d81e409093dc7b2430a0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yolyogini</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yolyoga.files.wordpress.com/2012/01/mag-08yoga-t_ca0-articlelarge-e1327394542556.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">mag-08yoga-t_CA0-articleLarge</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hepimiz Hırsızız! (Yama Niyama II &#8211; Asteya)</title>
		<link>http://yolyoga.wordpress.com/2012/01/17/hepimiz-hirsiziz-yama-niyama-ii-asteya/</link>
		<comments>http://yolyoga.wordpress.com/2012/01/17/hepimiz-hirsiziz-yama-niyama-ii-asteya/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2012 15:06:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yeseren olgu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Şimdi ve burada]]></category>
		<category><![CDATA[asteya]]></category>
		<category><![CDATA[çalmamak]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yama niyama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yolyoga.wordpress.com/?p=788</guid>
		<description><![CDATA[Evet, nerde kalmıştık? Dere tepe düz gitmiş, bir arpa boyu yol almıştık. Yazlar sonbahara, sonbaharlar kışa dönmüştü, biz suskun kalmıştık. Bu kadar zaman sonra hafif açılışı, bittabi, Yoga Sutra&#8217;lardan bahsederek yapmak isterim. Bütün gündelik uğraşlar, büyük emeller, yakın ilişkiler, biten günler, telaşlı yolculukların içinde her gün yeniden elime aldığım, en içinden çıkılmaz zamanlarda iki cümleyle [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=788&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, nerde kalmıştık? Dere tepe düz gitmiş, bir arpa boyu yol almıştık. Yazlar sonbahara, sonbaharlar kışa dönmüştü, biz suskun kalmıştık.</p>
<p>Bu kadar zaman sonra hafif açılışı, bittabi, Yoga Sutra&#8217;lardan bahsederek yapmak isterim. Bütün gündelik uğraşlar, büyük emeller, yakın ilişkiler, biten günler, telaşlı yolculukların içinde her gün yeniden elime aldığım, en içinden çıkılmaz zamanlarda iki cümleyle hizama yardım eden o enfes metnin bence en güzel yorumlarından birisi Sri Swami Satchidananda&#8217;nınki: <a href="http://www.amazon.com/Yoga-Sutras-Patanjali-Commentary-Satchidananda/dp/0932040381/ref=sr_1_1?ie=UTF8&amp;qid=1326807708&amp;sr=8-1" target="_blank">bu</a>. Bu metinler, derinliğe sahip olduğundan her okuyuşta, herkese farklı yorum şansı veriyor. Bir gün anladığımız bir sutra, iki yıl sonra başka bir anlamıyla karşımıza çıkıyor. Elbette anlatmaya çalıştığı öz aynı. Ama o öze ulaşan yorumlar farklı. Satchidananda&#8217;nınki de bu çeviri/yorumlardan birisi. Tatlı örnekler, hikayeler, benzetmelerle öyle güzel yorumlamış ki, değil sutralar, yorumlar bile her okunuşunda başka bir derinlik kazanıyor sanki. Gönülden, açık bir kalple sutraları okuyanlar bilir. Sıradan gitseniz de, her gün rastgele bir sutrayı okusanız da sutralardaki anlam, ya da o an kavradığınız anlam hayatınızda bir şeylere denk gelir. Merak ettiğiniz bir sorunun cevabı, içinden çıkamadığınız bir durumun kapı anahtarı karşınıza çıkıverir. Hoş, ben bütün evrenin böyle bir mekanizmayla işlediğini düşünüyorum ya neyse, konuyu dağıtmayalım.</p>
<p>Bahsetmek istediğim, Yoga Sutra&#8217;da geçen, yoganın sekiz basamağından biri olan <em>yama</em>&#8216;lardan <em>asteya</em>, yani çalmamak (<a href="http://yolyoga.wordpress.com/2010/03/22/yama-niyama-i-ya-da-satya-durustluk/" target="_blank">yama niyamalara kısa bir giriş için buraya</a>). Asteya&#8217;nın açıklandığı II-37. bölümde  Satchidananda, hepimiz hırsızız, diyor. &#8220;Aldığımız nefesle doğadan çalıyoruz. Kimin nefesi aldığımız? Doğanın. Peki bu nefesin karşılığını veriyor muyuz? Bir şeyi kabul edip, alıp, karşılığında bir şey vermezsek hırsızız,&#8221; diyor. Genellikle bir şeyleri alıp hapsetmeyi sevdiğimizden, paylaşmamamızdan bahsediyor. &#8220;Alıp bankalara kilitlediğimiz paralar oturdukları yerden dua ederler; &#8216;biri beni kurtarsın, burda hapis kaldım, kurtarın beni..&#8217; Sonra bir hırsız gelir ve paranızı ordan kurtarır. Parayı, malı, mülkü, şeylerinizi hapsetmeyin diyor usta, paylaşın. Komşununkinden daha çok alanı olan, diğerinin alanından çalmıştır. Kapitalizm, pek çok insanı aç bırakmış, karnı doyanları hırsız etmiştir, diyor. Hükümetler, kendi açgözlülükleri için yarattığı savaşlarla halkların huzurunu çalmaktadır. (Kaynak, <a href="http://www.amazon.com/Yoga-Sutras-Patanjali-Commentary-Satchidananda/dp/0932040381/ref=sr_1_1?ie=UTF8&amp;qid=1326807708&amp;sr=8-1" target="_blank">ilgili kitap</a>, 133-137. sayfalar)</p>
<p>Gündelik hayattaki hırsızlıklarımıza bakın bir de! Sırf sinirimiz geçsin diye kavga ettiğimiz çağrı merkezi elemanları&#8230; İşiniz olsun diye, kurumun bütün yükünü taşımaya çalışan o zavallının huzurunu çaldınız. Arabanızla her gün onca yolu tek başınıza alıp, trafik yarattınız, bir kaç kişinin rahat seyahat etme hakkını çaldınız, soluduğum havayı kirlettiniz. Cins köpeğinizi çiftleştirip yuvalandırdınız ve belki bir sokak köpeğinin yuvalanmasına engel oldunuz, o hakkı aldınız. Kötü beslenip kendi bedeninizin sağlık hakkını çaldınız. Bir gülümsemeyi esirgediniz, onu kendinize sakladınız. Bu güneş her gün doğdu, kaç kere kalkıp selamladınız ya da iki şarkıyla kutladınız&#8230; Hep ikinci çoğul şahısla suçluyorum sanmayın, bol bol üstüme alınıyorum. Almayı bilirken, verdiğimizde pinti olduk. Kendi haklarımızı almaya çalışırken diğerinin avcundakini de kaptık. Kullandığımız her naylon poşetle kimbilir nelere malolduk, doğadan çaldık, gelecek nesilden aldık. N&#8217;apalım, dedik, düzen böyle; iyi bir dünya şansından vazgeçtik, yine gelecek nesillerden çaldık.</p>
<p>Ruhumuzun özünü bilmeyip, aslında niye burda olduğumuzu görmeyip kendi samskara döngümüzden huzur arakladık. Boş boş konuşup sessizliği yokettik, kelimelerimiz kırdı geçti, yine huzur yürüttük. Zamanı hep bizim sanıp boş boş harcadık. Pişmanlık ve endişelerle bugünü arakladık, belirsiz bir zamana hapsettik. Dünyanın en zengin insanı, diyor Satchidananda üstad, zihni sakin, telaşsız olandır. Geçmişe takılıp ya da sadece geleceğe odaklanıp &#8220;Şimdi ve burada&#8221;dan çalmayın, diyor.</p>
<p>Ben de ekliyorum; henüz ünlenememiş sahne sanatçısı Gülçin Ceyda&#8217;dan geliyor:</p>
<p>&#8220;Bu senin hayatın.</p>
<p>Çalma onu, ooo</p>
<p>hapsetme, paylaş, coş,</p>
<p>ooo asteya, paylaş coş&#8221;</p>
<p>: )</p>
<p>Om shanti</p>
<p>&nbsp;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yolyoga.wordpress.com/788/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yolyoga.wordpress.com/788/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yolyoga.wordpress.com/788/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yolyoga.wordpress.com/788/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yolyoga.wordpress.com/788/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yolyoga.wordpress.com/788/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yolyoga.wordpress.com/788/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yolyoga.wordpress.com/788/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yolyoga.wordpress.com/788/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yolyoga.wordpress.com/788/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yolyoga.wordpress.com/788/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yolyoga.wordpress.com/788/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yolyoga.wordpress.com/788/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yolyoga.wordpress.com/788/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=788&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yolyoga.wordpress.com/2012/01/17/hepimiz-hirsiziz-yama-niyama-ii-asteya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d35cafd44a8d81e409093dc7b2430a0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yolyogini</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>I wanna play!</title>
		<link>http://yolyoga.wordpress.com/2011/06/10/i-wanna-play/</link>
		<comments>http://yolyoga.wordpress.com/2011/06/10/i-wanna-play/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jun 2011 22:17:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yeseren olgu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şimdi ve burada]]></category>
		<category><![CDATA[5 Rhythms]]></category>
		<category><![CDATA[Gabrielle Roth]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yolyoga.wordpress.com/?p=749</guid>
		<description><![CDATA[Her şey bir oyun olabilir. Her şey, ama her şey ciddiye alınmadan da yaşanabilir. &#160;<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=749&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her şey bir oyun olabilir. Her şey, ama her şey ciddiye alınmadan da yaşanabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://yolyoga.wordpress.com/2011/06/10/i-wanna-play/"><img src="http://img.youtube.com/vi/N0_gaFQrBIs/2.jpg" alt="" /></a></span>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yolyoga.wordpress.com/749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yolyoga.wordpress.com/749/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yolyoga.wordpress.com/749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yolyoga.wordpress.com/749/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yolyoga.wordpress.com/749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yolyoga.wordpress.com/749/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yolyoga.wordpress.com/749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yolyoga.wordpress.com/749/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yolyoga.wordpress.com/749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yolyoga.wordpress.com/749/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yolyoga.wordpress.com/749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yolyoga.wordpress.com/749/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yolyoga.wordpress.com/749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yolyoga.wordpress.com/749/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=749&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yolyoga.wordpress.com/2011/06/10/i-wanna-play/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d35cafd44a8d81e409093dc7b2430a0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yolyogini</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Nautilus</title>
		<link>http://yolyoga.wordpress.com/2011/06/09/nautilus/</link>
		<comments>http://yolyoga.wordpress.com/2011/06/09/nautilus/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jun 2011 20:50:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yeseren olgu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şimdi ve burada]]></category>
		<category><![CDATA[nautilus]]></category>
		<category><![CDATA[sedefli deniz helezonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yolyoga.wordpress.com/?p=754</guid>
		<description><![CDATA[‎ &#8220;sedefli deniz helezonu, buda&#8217;nın sesidir, aphrodite&#8217;nin doğduğu yataktır, bütün şeytanları defeden ve denizdeki kayıp denizcileri evlerine çeken boynuzdur. rengini ay&#8217;dan, biçimini temel geometriden alan asıl düş gemisi, doğurganlığı şiirsellikle randevusuna götüren kutsal denizaltıdır o.&#8221; tom robbins, sıska bacaklar<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=754&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:center;"><a href="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/06/nautilus.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-755" title="nautilus" src="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/06/nautilus.jpg?w=300&#038;h=253" alt="" width="300" height="253" /></a>‎</h6>
<h6 style="text-align:center;">&#8220;sedefli deniz helezonu, buda&#8217;nın sesidir, aphrodite&#8217;nin doğduğu yataktır, bütün şeytanları defeden ve denizdeki kayıp denizcileri evlerine çeken boynuzdur. rengini ay&#8217;dan, biçimini temel geometriden alan asıl düş gemisi, doğurganlığı şiirsellikle randevusuna götüren kutsal denizaltıdır o.&#8221;</h6>
<h6 style="text-align:center;">tom robbins, sıska bacaklar</h6>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yolyoga.wordpress.com/754/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yolyoga.wordpress.com/754/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yolyoga.wordpress.com/754/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yolyoga.wordpress.com/754/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yolyoga.wordpress.com/754/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yolyoga.wordpress.com/754/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yolyoga.wordpress.com/754/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yolyoga.wordpress.com/754/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yolyoga.wordpress.com/754/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yolyoga.wordpress.com/754/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yolyoga.wordpress.com/754/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yolyoga.wordpress.com/754/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yolyoga.wordpress.com/754/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yolyoga.wordpress.com/754/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=754&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yolyoga.wordpress.com/2011/06/09/nautilus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d35cafd44a8d81e409093dc7b2430a0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yolyogini</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/06/nautilus.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">nautilus</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ey uyku; huzurluysan gel</title>
		<link>http://yolyoga.wordpress.com/2011/06/01/ey-uyku-huzurluysan-gel/</link>
		<comments>http://yolyoga.wordpress.com/2011/06/01/ey-uyku-huzurluysan-gel/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jun 2011 00:35:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yeseren olgu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şimdi ve burada]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yolyoga.wordpress.com/?p=743</guid>
		<description><![CDATA[Bu gece dönüyor duruyor, uyuyamıyorum. Uzun zamandır ilk defa oluyor. Sağa dönüyorum Filistin, sola dönüyorum Metin Lokumcu&#8230; Dün akşam (30 Mayıs akşamı) bir arkadaşımla Taksim&#8217;de buluşmak üzere sözleşiyoruz. Uzun süren iş telefon ve yazışma trafiği nedeniyle biraz geç kalıyorum. Sözleştiğimiz buluşma zamanından 20 dakika sonra Taksim&#8217;e varıp arkadaşımı arıyorum, Tünel&#8217;e doğru yürümüş, bir yerde oturmuş [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=743&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu gece dönüyor duruyor, uyuyamıyorum. Uzun zamandır ilk defa oluyor. Sağa dönüyorum Filistin, sola dönüyorum Metin Lokumcu&#8230;</p>
<p>Dün akşam (30 Mayıs akşamı) bir arkadaşımla Taksim&#8217;de buluşmak üzere sözleşiyoruz. Uzun süren iş telefon ve yazışma trafiği nedeniyle biraz geç kalıyorum. Sözleştiğimiz buluşma zamanından 20 dakika sonra Taksim&#8217;e varıp arkadaşımı arıyorum, Tünel&#8217;e doğru yürümüş, bir yerde oturmuş olduğunu öğrenip hızla vuruyorum kendimi İstiklal Caddesi&#8217;ne. İstanbul&#8217;un kalabalık caddelerinde yürürken en çok sıkıntısını çektiğim şey, insanların karşıdan gelene omuz atma merakı. O kadar az insan var ki karşıdakini dövmeden kenara çekilerek yol veren&#8230; Ya herkese yol veriyorum, ya dayak yiyorum. Bu şehrin gerçeği bu. İstanbul&#8217;daki 11 yıllık yaşantım, omuz yeme potansiyeli yüksek bedenimi, kendini bilmeden yürüyenlerin ezdiği ayaklarımı korumak için çeşitli taktikler öğretti tabi bana. Özellikle İstiklal Caddesi&#8217;nde kıvrak manevralarla depar atarak yürümeye başladım. Beni bir araba yapıp trafiğe koysanız, makas ata ata giden trafik canavarı gibi olurum, öyle bir hız ve sağa sola kırarak, koşarcasına yürüyorum caddeden. Artık bakacak bir vitrin de kalmadı zaten, çirkin Demirören&#8217;in çirkin dükkanlarına mı bakacağım! Şöyle kolkola girip çıkılacak yer değil artık Beyoğlu, ne yazık.</p>
<p>Dün akşam da Taksim-Tünel arası tek başına yürüyüş piyangosunu kazanınca, taktım müziği kulağıma, başladım depar atmaya. Bir şey tüketmeye parası olmadığı için yolda bir aşağı bir yukarı yürüyerek kızlara laf atan delikanlılar, her dükkandan yayılan müzikle ilgilenen turistler, yorgun sarhoşlar arasından bir sağa bir sola hızla geçerken, Galatasaray yakınlarında bir grup çevik kuvvetin koşarak geldiğini gördüm. Uygun adım, neşeyle tramvay yolundan ilerleyen polis grubunun meydandaki bir &#8220;duruma&#8221; koştuklarını düşündüm ama bir süre sonra, polislerin, arkadan gelmekte olan devasa korteje yol açtıklarını farkettim. Kapkaranlık bir grup vardı gelen, ellerindeki meşalelerin bile aydınlatamadığı. &#8220;Hamas&#8217;a selam, direnişe devam,&#8221; diye bağırıyorlardı, &#8221; Filistin&#8217;e özgürlük,&#8221; diyorlardı. Önce sesleri geldi, dedim ne güzel, Filistin&#8217;e destek. Konu güzeldi, ama ya kalabalık&#8230; Sanırsınız Fatih Çarşamba ve muadilleri olduğu gibi akın etmiş&#8230; Kara çarşaflar, çember sakallar, tekbirler, hatta Hizbullah yanlısı sloganlar&#8230; Polis önde, yollarını açıyor&#8230; Kortejle Galatasaray&#8217;da karşılaşıyorum, Tünel&#8217;e vardığımda hala akın akın geliyorlar. Mavi Marmara&#8217;nın intikamını alacaklarını söylüyorlar, çok kararlılar. Yardım gemilerinin geçen seneki İsrail katliamından sonra San Francisco&#8217;da karşılaştığım eylemi hatırlıyorum. Yolun bir tarafında Filistin&#8217;liler, diğer tarafında İsrail&#8217;liler, birlikte, aynı şeyi söyleyerek İsrail hükümetini saatlerce protesto etmişlerdi. Hayranlıkla izlemiştim. Dün gördüğümse, belli ki, hükümetin düzenlediği, dışarıya karşı gövde gösterisiydi. Gerektiğinde müslümanlığımla varolur, kin dolu bir kadroyla canınıza okurum diyordu sanki.</p>
<p>Hükümet içeriye de gövde gösteriyor. Hopa&#8217;da AKP karşıtı gösteride, dün çember sakalların yolunu açan imamın ordusu bugün kendi vatandaşına saldırıyor. Bir öğretmen, Metin Lokumcu, gaz bombaları arasında kalp krizi geçirip ölüyor. Sen misin beni istemeyen, diyor imam, al sana o zaman! Al sana Turkish delight!</p>
<p>Bu akşam ev dersimden sonra bir arkadaşımı ziyarete gidiyorum, televizyon açık, Öyle bir Geçer Zaman ki oynuyor. Orada bir Ali Kaptan var. Karısını başka bir kadınla aldatmış, sonra karısını boşamış, onu ve çocuklarını sokağa atmış ama onların peşini hala bırakmamış, bir bencil, bir ergen&#8230; Her şey benim diyor, o kadın da benim, bu kadın da benim, para da, ev de benim, ben ne dersem o olur, diyor. Birilerine çok benziyor. Dayanamayıp televizyonu kapattırıyorum. Hadi Ali Kaptan&#8217;ı izlemekten kurtuluyoruz&#8230; Ya Ali Kaptan müsveddelerinden nasıl kurtulacağız?</p>
<p>Eve geliyorum. Akşam, Metin Lokumcu cinayetine karşı düzenlenen toplantılarda neler olduğuna bakıyorum internet haber sitelerinden. Çoğu gayet dikkatli, gayet yandaş, gayet rezil&#8230; Dün geceki dış-gövde gösterisinden haber vermiyorlar, o haberler için yabancı medyaya bakmak lazım. Ama bu akşamı haber etmişler, imamın ordusu, Metin Lokumcu cinayetini protesto edenleri nasıl tartaklamış anlatmışlar. Ortaçağ baskıcılığı. Foucault&#8217;yu anıyorum. Bu düzen daha yeni yeni kurulurken itiraz edip kafasına balyoz yiyenleri, 70&#8242;lerin kurbanlarını anıyorum.</p>
<p>Sokaktaki adamın atacağı omuzdan korunmanın yolunu az da olsa biliyorum da, bu zorbalıktan nasıl kurtulacağımı bilmiyorum.</p>
<p>Utanıyorum.</p>
<p>Uyuyamıyorum. Sağa dönüyorum zorbalık, sola dönüyorum zorbalık.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yolyoga.wordpress.com/743/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yolyoga.wordpress.com/743/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yolyoga.wordpress.com/743/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yolyoga.wordpress.com/743/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yolyoga.wordpress.com/743/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yolyoga.wordpress.com/743/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yolyoga.wordpress.com/743/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yolyoga.wordpress.com/743/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yolyoga.wordpress.com/743/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yolyoga.wordpress.com/743/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yolyoga.wordpress.com/743/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yolyoga.wordpress.com/743/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yolyoga.wordpress.com/743/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yolyoga.wordpress.com/743/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=743&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yolyoga.wordpress.com/2011/06/01/ey-uyku-huzurluysan-gel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d35cafd44a8d81e409093dc7b2430a0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yolyogini</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Elementler ve Çakralar Yoga Kampı</title>
		<link>http://yolyoga.wordpress.com/2011/05/27/elementler-ve-cakralar-yoga-kampi/</link>
		<comments>http://yolyoga.wordpress.com/2011/05/27/elementler-ve-cakralar-yoga-kampi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 May 2011 17:57:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yeseren olgu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yoga Tatilleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yolyoga.wordpress.com/?p=732</guid>
		<description><![CDATA[19-24 Haziran&#8217;da Kabak Koyu Helin Kamp&#8217;ta gerçekleştirip bedenin enerji merkezlerini tanıyacağımız kampa az kaldı. Tantrik kökenli öğretilerde bedenin enerjik anatomisi; koshalar, nadi, çakra ve marma noktalarını tanıyacağımız bu beş günde az teorik, çok pratik, kendi bedenimiz, doğa ve güzel insanlarla başbaşa kalıp tazeleneceğimiz dolu dolu bir tatil geçireceğiz. Kökten başlayarak tek tek üzerinden geçeceğimiz 7 [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=732&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>19-24 Haziran&#8217;da Kabak Koyu Helin Kamp&#8217;ta gerçekleştirip bedenin enerji merkezlerini tanıyacağımız kampa az kaldı. Tantrik kökenli öğretilerde bedenin enerjik anatomisi; koshalar, nadi, çakra ve marma noktalarını tanıyacağımız bu beş günde az teorik, çok pratik, kendi bedenimiz, doğa ve güzel insanlarla başbaşa kalıp tazeleneceğimiz dolu dolu bir tatil geçireceğiz. Kökten başlayarak tek tek üzerinden geçeceğimiz 7 çakranın baskın elementi, yeri, yönettiği fiziksel ve duygusal sistemi, çakra tıkanıklığı veya düzensiz döngüsünün yarattığı durumları öğrenip kendi çakralarımızı dinleyebileceğiz. Her çakranın düzenleyici kök sesini, asana, pranayama ve mudralarını deneyimleyeceğiz. Yoga seansları, yogamı derinleştiren hocam Shiva Rea&#8217;nın geliştirdiği Prana Flow stilinde olacak. Akıcı ve nefesle yolculuğa davet eden, bedenimizin yaratıcılığına yer açan, hızla güçlendiren ve sinir sistemini olumlu etkileyen seanslar her seviyeden katılımcıya uygun olacak.</p>
<p>Helin Kamp, Kabak Koyu&#8217;nun sakin bir köşesinde bulunan güzel bir işletme. Geniş yoga alanı neredeyse denizin üstünde ve biz dalga dalga nefes alıp verirken, dalgaların sesini dinleme şansı da tanıyor.  Bungalowları rahat, kahvaltıları nefis, akşam yemekleri sağlıklı ve leziz. Öğle yemeği olarak bize özel hafif çorbalar da olacak. Sabah yogası için erken kalkamayacağınızdan endişe etmeyin, çünkü tertemiz hava ve güneş sizi dipdiri uyandıracak.  Hep birlikte uyanan doğaya ilk günden uyumlanacaksınız. Boş zamanlarınızı denizde, doğa yürüyüşlerinde ya da dinlenerek geçirebilirsiniz.<strong></strong></p>
<p><strong>Akış:</strong></p>
<p><strong>19 Haziran</strong>, Kampa varış, yerleşme<br />
17:00-18:30 Yoga Sadhana</p>
<p><strong>20-23 Haziran</strong><br />
7:30-8:00 Meditasyon<br />
8:00-9:30 Yoga Sadhana<br />
Kahvaltı ve serbest zaman<br />
16:30-17:00 Sohbet<br />
17:00-18:30 Yoga Sadhana<br />
Akşam yemeği ve serbest zaman</p>
<p><strong>24 Haziran</strong><br />
7:30-9:30 Self practice, kapanış<br />
Kamptan ayrılış</p>
<p><strong>Yanınızda getirseniz iyi olur:</strong> Rahat ayakkabı/terlik (topuklu ile rahat hareket edemezsiniz ve sahillere patikalardan inerken terlik değil, düz tabanlı ayakkabı giymek isteyebilirsiniz), fener, koruyucu güneş kremi (güneşlenmeyecekseniz bile cildinizi korumak için gerekli), sivrinisek önleyici sprey, dilerseniz kendi yoga matınız, derin gevşemelerde yüzünüzü de örtecek ince bir şal/örtü, gece hava değişikliklerine karşı ceket/hırka/vs., açık bir kalp, çakralarınız : )</p>
<p><strong>Kampa ulaşım:</strong> Fethiye Otogar&#8217;ın arkasından geçen Faralya dolmuşlarına binip, sorarak indiğiniz yerden aşağıya 20 dakikalık bir yürürüş ile kampa varabilirsiniz. Dolmuştan indiğiniz yerden aşağıya arabalı ulaşım için kampla irtibata geçebilirsiniz. Kendi aracınız ile gelecekseniz ve arabanızın altı yüksekse, aşağı kadar inebilir, ya da aracınızı tepede bırakabilirsiniz.</p>
<p><strong>Ücret:</strong> 5 gece yarım pansiyon konaklama (öğlenleri hafif çorbalar), 10 seans prana dolu yoga seansı, teorik sohbetler dahil 585 TL. Sezon, yer, süre ve içerik için son derece uygun <img src='http://s0.wp.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Kampa ulaşım ve kişisel harcamalar ücrete dahil değildir.</p>
<p>Sizinle birlikte gelecek ama yogaya katılmayacak kişilerin yarım pansiyon konaklama ücretleri için Helin Kamp&#8217;a danışabilirsiniz.</p>
<p><strong>İletişim:</strong></p>
<p>Kampla ilgili bilgiler ve rezervasyon Helin Kamp, 534 3898106 www.helinkamp.com</p>
<p>İçerik ile ilgili bilgiler ve rezervasyon Olgu, 555 2431187</p>
<p style="text-align:center;"><a href="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/05/6.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-736" title="6" src="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/05/6.jpg?w=251&#038;h=168" alt="" width="251" height="168" /></a><a href="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/05/24.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-739" title="24" src="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/05/24.jpg?w=249&#038;h=166" alt="" width="249" height="166" /></a><a href="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/05/13.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-740" title="13" src="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/05/13.jpg?w=243&#038;h=162" alt="" width="243" height="162" /></a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yolyoga.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yolyoga.wordpress.com/732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yolyoga.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yolyoga.wordpress.com/732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yolyoga.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yolyoga.wordpress.com/732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yolyoga.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yolyoga.wordpress.com/732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yolyoga.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yolyoga.wordpress.com/732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yolyoga.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yolyoga.wordpress.com/732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yolyoga.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yolyoga.wordpress.com/732/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=732&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yolyoga.wordpress.com/2011/05/27/elementler-ve-cakralar-yoga-kampi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d35cafd44a8d81e409093dc7b2430a0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yolyogini</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/05/6.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">6</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/05/24.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">24</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/05/13.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">13</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İnsan ne zaman büyür?</title>
		<link>http://yolyoga.wordpress.com/2011/05/08/insan-ne-zaman-buyur/</link>
		<comments>http://yolyoga.wordpress.com/2011/05/08/insan-ne-zaman-buyur/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 May 2011 22:12:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yeseren olgu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şimdi ve burada]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yolyoga.wordpress.com/?p=414</guid>
		<description><![CDATA[Annemsiz geçireceğim ikinci anneler günü. İki sene önceki, yani annemi hayattayken kutlayabildiğim son anneler günü öncesinde dolanan bir reklam cıngılı vardı,  Nil Karaibrahimgil ya da muadili sesli bir kızcağız &#8220;annem varken bana bir şey olmaz,&#8221; gibi bir şarkı söylüyordu. Evet, diyordum, hakkaten öyle. Bu şarkı her duyduğumda içimi de sızlatıyordu. Annem bir gün olmayınca bunlar [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=414&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Annemsiz geçireceğim ikinci anneler günü. İki sene önceki, yani annemi hayattayken kutlayabildiğim son anneler günü öncesinde dolanan bir reklam cıngılı vardı,  Nil Karaibrahimgil ya da muadili sesli bir kızcağız &#8220;annem varken bana bir şey olmaz,&#8221; gibi bir şarkı söylüyordu. Evet, diyordum, hakkaten öyle. Bu şarkı her duyduğumda içimi de sızlatıyordu. Annem bir gün olmayınca bunlar çalacaktı kulaklarımda, ne yapacaktım? Annem gittiğinde bana ne olacaktı? Bir kaç ay sonra gerçekleşeceğini sanki hissettiğim şeyleri, aman düşünme düşünme, diye uzaklaştırıyordum aklımdan. Çoğumuz ölümü düşünmek istemeyiz. Ne kendi ölümümüzü ne en yakınlarımızınkini. Sanki düşünmesek de zamanı geldiğinde gerçekleşmiyormuş gibi&#8230;</p>
<p>Karnıma saplanan ağrıyla uyandığım bir sabaha karşının sessizliğini,  &#8220;bir şey oldu kesin,&#8221; diye telefonun sesini açarak yeniden yatışımı, bir kaç saat geçmeden çalan telefonu, gelen haberi, ilk uçağı, evi, akrabaları, törenleri, okunan duaları, akabinde geçen dalga dalga (bir üzgün, bir neşeli, bir yorgun, bir kızgın) haftaları, yalnızca tek bir şeye, yoganın hayatımda oluşuna şükrettiğimi, kabullenme kapasitemin artışına duyduğum minnettarlığı geçiyorum&#8230;</p>
<p>Beni henüz tatmin etmeyen pek çok açıklaması olsa da, 40&#8242;ı çıkmak tabirinin ne kadar doğru olduğunu bu süreçte anladım. &#8220;Hissettim,&#8221; demem daha doğru belki. O tarihe kadar, bahsettiğim dalgalanmalar, garip haller devam ederken, Temmuz başıyla birlikte bir sükunet çöktü hepimize. Bir rahatladık hep beraber, annemin ruhu rahatladı sanki. O tarafta neler olduğunu bilmiyorum ama, 33 yaşında, büyümeye, ben işte o Temmuz başında başladım.</p>
<p>Nasılsa annem var, bana bir şey olmaz düşünceleri yok olunca insan bir boşluğa düşüyor önce, haliyle. Sonra toparlanmaya başlıyor, adımlarını daha sakin, daha temkinli atmaya başlıyor. Başta, insan kendini kapkaranlıkta hissediyor, her şeyi el yordamıyla bulmak gerek sanki. Anne ışığı yaksana, diye seslenemiyorsun. Ama sonra, annenin o ışığı zaten vermiş olduğunu ve hatta hala veriyor olduğunu anlıyorsun, ortalık aydınlanıyor. Anne ile bağlantı hiç kopmuyor; karın boşluğunun üstünde bir yerlerde, kendini pıt pıt hissettiriyor. Biliyorsun ki kalbin, onunla atmaya başladı. Duyduğun ilk ritm onun kalp atışıydı. O kalp fiziken dursa da, sana öğrettiği o ilk ritm hiç susmuyor. Çünkü onun artık senin kalbinin ritmi olduğunu anlıyorsun. Kendi kalbini dinlediğinde, annenin sesini duyuyorsun zaten, ayağına çorap giy, diyor. Yürüyebiliyorsun.</p>
<p>Özlem mi? Hiç bitmiyor.</p>
<p>Güzel ruh, güzel annem, anneler günün kutlu olsun.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yolyoga.wordpress.com/414/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yolyoga.wordpress.com/414/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yolyoga.wordpress.com/414/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yolyoga.wordpress.com/414/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yolyoga.wordpress.com/414/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yolyoga.wordpress.com/414/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yolyoga.wordpress.com/414/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yolyoga.wordpress.com/414/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yolyoga.wordpress.com/414/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yolyoga.wordpress.com/414/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yolyoga.wordpress.com/414/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yolyoga.wordpress.com/414/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yolyoga.wordpress.com/414/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yolyoga.wordpress.com/414/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=414&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yolyoga.wordpress.com/2011/05/08/insan-ne-zaman-buyur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d35cafd44a8d81e409093dc7b2430a0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yolyogini</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Enerji Tasarruf Günleri</title>
		<link>http://yolyoga.wordpress.com/2011/04/18/enerji-tasarruf-gunleri/</link>
		<comments>http://yolyoga.wordpress.com/2011/04/18/enerji-tasarruf-gunleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Apr 2011 11:56:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yeseren olgu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şimdi ve burada]]></category>
		<category><![CDATA[enerji tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[YEA]]></category>
		<category><![CDATA[yoga energy activism]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yolyoga.wordpress.com/?p=709</guid>
		<description><![CDATA[Korkunç bir tüketim zincirinde olduğumuz aşikar. Herkes bas bas bağırıyor, yerküreyi tüketiyoruz. Ürettiğimizin tonlarca fazlası atığımız var, her yer çöp. Kendi enerjimizi de dünyanın doğal kaynaklarını tüketerek tüketiyoruz, acayip bir zincir&#8230; Herkes kapısının önünü süpürmezse hiç bir şey yapmamış olacağız. Tükettiğimiz bütün enerji kaynakları ve atıkları yerine, güneşin sahip olduğu enerjinin %1&#8242;ini kullanarak dünyanın ihtiyacı [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=709&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Korkunç bir tüketim zincirinde olduğumuz aşikar. Herkes bas bas bağırıyor, yerküreyi tüketiyoruz. Ürettiğimizin tonlarca fazlası atığımız var, her yer çöp. Kendi enerjimizi de dünyanın doğal kaynaklarını tüketerek tüketiyoruz, acayip bir zincir&#8230; Herkes kapısının önünü süpürmezse hiç bir şey yapmamış olacağız. Tükettiğimiz bütün enerji kaynakları ve atıkları yerine, güneşin sahip olduğu enerjinin %1&#8242;ini kullanarak dünyanın ihtiyacı olan enerjinin büyük kısmını karşılayabiliriz. Ama yapılmıyor. Başka ekonomik, sistemik, kapitalistik nedenler buna engel oluyor. &#8220;Önce büyük şirketler önlemini alsın, banane. Onlarınkinin yanında benim tüketimimin önemi yok,&#8221; demenin de anlamı yok. Bir kişi, bir kaç gün bile önemli. Bir sifon su yaklaşık 11 litre. Dünyada bugün pek çok insan günde sadece 11 litre suya erişebiliyor. Bir kişinin bir kaç günlük elektrik tasarrufu 60 kwh enerji kurtarıyor; bir dizüstü bilgisayarın bir kaç aylık elektrik tüketimi.</p>
<p>Yoga Energy Activism hareketi, 22 Nisan dünya gününden 21 Haziran gündönümüne kadar enerji tasarrufunun pozitif yöntemlerini yaratmaya çağırıyor. Hem kendi enerji savuruş biçimimizi, atıklarımızı görmek, hem de dünyacık için iyi bir şey yapmış olmak için, sadece bir gün, ya da her gün bir kaç saat katılmak bile önemli.</p>
<p>Daha az sifon çekmek, örneğin. Bazı sifonlar yarım da çekilebiliyor, yarı yarıya tasarruf.</p>
<p>Bilgisayar orucu tutmak, mesela. Bilgisayar kullanılmayan bir gün yaratılabilir. Ada vapuruna atlanabilir, mis&#8230;</p>
<p>Erken yatmak; hem elektrikten hem kendi enerjinizden uykuyla tasarruf. Sabah daha rahat uyanabilirsiniz belki.</p>
<p>Naylon poşetsiz bir gün; acaba marketten ıspanak nasıl alınacak&#8230;</p>
<p>Mum ışığı partisi; bir akşam arkadaşlarla evde toplanıp elektriksiz takılın. Biz bazen yapıyoruz, bir süre sonra kendi müziğimizi yapmaya başlıyoruz. Oluyor sana &#8220;drum circle&#8221;.</p>
<p>Enerjimizi kendimiz için kullanmak. Başkalarına değil, kendimize bakmak, mesela. Öfke gibi tüketici duygulara değil, sakin ve anlayışlı olana yönelmek&#8230;</p>
<p>Az konuşmak, gürültü kirliliğine katkımızı azaltmak&#8230; Sessizlik günleri yapılabilir. Bir gün çok az konuşup, aslında ne kadar çok konuştuğumuzla karşılaşabiliriz.</p>
<p>Bir gün boyunca daha az sigara içip, daha az karbonmonoksit salmak&#8230;</p>
<p>Yenilenebilir atıklı yemekler yapmak. Çöpümüzden plastik çıkmayacak şekilde mutfak kullanmak. Zor, değil mi? Bunu ufak ufak yapmak mesela, bir dahaki sefere zeytinyağını plastik değil, teneke ya da cam ambalajda almak, gibi.</p>
<p>Yemekleri düdüklü tencerede yapmak, hızlı ve daha sağlıklı. Hatta raw food (çiğ beslenme) denenebilir.</p>
<p>Güneş enerjili lambalar çok şahane. Dekoratif olanları da var, Koçtaş&#8217;ta mesela, çok da pahalı değil.</p>
<p>Bir sürü şey mümkün, çünkü her anımız enerji tüketmekle geçiyor. Enerji elbette tüketilecek de, ne kadar tasarruflu, ne kadar olumlu, ne kadar zararsız, bunu keşfetmek lazım.</p>
<p>Bir gün, bir kaç saat, bir kaç kişi bile önemli, hadi&#8230;</p>
<p>Shiva Rea&#8217;nın Yoga Energy Activism anlattığı videosu: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=IzV6exQDqRc">http://www.youtube.com/watch?v=IzV6exQDqRc</a></p>
<p>Ha bir de şu var: Nemrud Hz. İbrahim&#8217;i yaktırırken ateşi söndürme çabasındaki minicik bir karınca, sırtına bir damla su alıp, koşmaya başlamış. Demişler: “Böyle koştura, koştura nereye gidiyorsun? Senin bu bir damla suyun mu ateşi söndürecek?” Karıncanın cevabı kısa ve netmiş; “Olsun! Hiç olmazsa tarafım belli olsun!”</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yolyoga.wordpress.com/709/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yolyoga.wordpress.com/709/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yolyoga.wordpress.com/709/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yolyoga.wordpress.com/709/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yolyoga.wordpress.com/709/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yolyoga.wordpress.com/709/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yolyoga.wordpress.com/709/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yolyoga.wordpress.com/709/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yolyoga.wordpress.com/709/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yolyoga.wordpress.com/709/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yolyoga.wordpress.com/709/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yolyoga.wordpress.com/709/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yolyoga.wordpress.com/709/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yolyoga.wordpress.com/709/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=709&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yolyoga.wordpress.com/2011/04/18/enerji-tasarruf-gunleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d35cafd44a8d81e409093dc7b2430a0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yolyogini</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yogacı Olmak &#8211; Kimlikler, Etiketler</title>
		<link>http://yolyoga.wordpress.com/2011/04/07/yogaci-olmak-kimlikler-etiketler/</link>
		<comments>http://yolyoga.wordpress.com/2011/04/07/yogaci-olmak-kimlikler-etiketler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Apr 2011 11:55:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yeseren olgu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şimdi ve burada]]></category>
		<category><![CDATA[etiket]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[yogacı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yolyoga.wordpress.com/?p=702</guid>
		<description><![CDATA[Yıllar önce, yoganın ne olduğunu öğrenmeye başladığımda ilk okuduğum cümlelerden biri şöyle bir şeydi; &#8220;hep etiketlerle yaşıyoruz. anne, baba, çocuk, memur, sevgili, öğretmen, kadın, vs. olarak bir sürü kimliğimiz var. Sen bunların hiçbiri değilsin. İnsan zihni koşullanmalarla yaşar. Karşısındaki kadın ise onu varolan bir insan ruhu değil, kadın olarak değerlendirir. Erkeği öyle, öğretmeni böyle, özel [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=702&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/04/manken.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-703" title="manken" src="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/04/manken.jpg?w=500" alt=""   /></a>Yıllar önce, yoganın ne olduğunu öğrenmeye başladığımda ilk okuduğum cümlelerden biri şöyle bir şeydi; &#8220;hep etiketlerle yaşıyoruz. anne, baba, çocuk, memur, sevgili, öğretmen, kadın, vs. olarak bir sürü kimliğimiz var. Sen bunların hiçbiri değilsin. İnsan zihni koşullanmalarla yaşar. Karşısındaki kadın ise onu varolan bir insan ruhu değil, kadın olarak değerlendirir. Erkeği öyle, öğretmeni böyle, özel sektör çalışanını şöyle&#8230; Oysa insan ruhunu hepsinden bağımsız, hatta insan sıfatından bile bağımsız, bir can, bir bütünün parçası bir ruh olarak düşündüğünde orada kimlik yoktur.&#8221; (Cümleyi eden insana karşı binlerce önyargı olduğu için, zihnimde yer ettiği kadarıyla aktardığım cümlenin referansı bende saklı kalsın). İsminin, kimliğinin, kimliğinin doğurduğu koşullanmaların ötesinde değerlendirilmek ve herkesi böyle değerlendirebilme fikri önce değişik sonra çok hoş gelmişti. Ekşi Sözlük&#8217;e yazmıştım hatta, &#8220;yoga insanın kenine yakışanı giymesidir.&#8221; Bu konudaki fikrim hiç değişmediği gibi günden güne güçlendi. Zihin koşullanmalarla yaşar ya, böyle koşullandım. Hayattaki ciddi rahatlamalarımdan biridir. Size de olmuştur, sinirli bir insan durup dururken size sinir olur, bunu bir şekilde dile getirir, sizi de sinirlendirir (yani kıvama getirir), başlarsınız tartışmaya. İnsan ilişkilerinin esnekliğini yitirdiği, herkesin herkesi ikna etme çabasıyla kasıldığı bir dünyada elini sallasan böyle iletişime değiyorsun, bir arkadaş toplantısında, işyerinde, sınıfta, bakkalda, her yerde&#8230; İyi kötü çoğu şeyi üzerimize alıp kimliğimizle değerlendirmeye koşullandığımız için, kötü bir çıkışı kişiliğimize, kimliğimize yapılmış bir saldırı sayabiliyoruz. Oysa, bana sinir olan bu zihin-bedenin bana sinir olmasının nedeni ben değilim. Söylediğim bir söz, yılların koşullanmasıyla programlanmış zihnine, yaşadığı travmalara dokunmuş olabilir. Hatta varlığım bile bu koşullanmaları tetiklemiş ve bu insan bana sinir olmaya başlamış olabilir. Kasıtlı bir şey yapmadıysam, bunda üstüme alınacağım bir şey yok. Sinir olduğu şey ben değilim, belki bana verdiği x kimliği, y önyargısı, z koşullanması. Bunu satın alıp onunla birlikte sinir olmama gerek yok. İşte böyle düşününce, duygudan çıkıp bakınca böyle görünüyor resim bana, rahatlıyorum&#8230;</p>
<p>Son zamanlarda çok duyduğum bir şey var; &#8220;sen yogacısın, böyle olman lazım, senin şöyle yapman lazım, aa hiç oldu mu nasıl yogacısın sen&#8221;&#8230; İşte yogacılık kimlik olmuş, tanımlanmış, paketlenmiş, giydirilmiş, böyle değerlendirilir olmuşum. Henüz çok yeni olduğu için yogacılığın ne olduğuna ilişkin kafa karışıklığı bir yana, hemen etiketler yapıştırılmış. Yogacı her şeye açıktır, hayat sorumluluğu taşımız, salmıştır mevlaya, yogacıya her şeyi söyleyebilirsin, kaldırır, yogacı öfkelenmez,  yogacı da diğer eğitmenler gibi tepeden tepeden konuşur, yogacı bu işi parayla yaptığı için alçaktır, kapitalizmin kölesidir, yogacı et yemez, yogacı kahve içmemelidir, yogacı her şeyi bildiğini sanır, yogacı her şeyi aşmış olmalıdır, yoksa niye kendisine yogacı desindir, yogacı rahat görünür ama benden daha gergindir, yogacı &#8220;biz&#8221;den farklıdır, yogacı ötekidir, bütün ötekiler gibi şöyledir, böyledir, ya da yogacı olmana rağmen mantıklısın, yogacı olmana rağmen doğru söylüyorsun, vs. vs&#8230;</p>
<p>Kategorize etmekte sorun yok, zihnin işleyiş şekli bu. Sorun, kategorilerin değişmez kalıplar olduğuna inanmakta.</p>
<p>Benim anladığım yogacı, zihin koşullanmalarının ötesinde hayatı anlamaya çalışandır. Kendi koşullanmalarını, duygularını, öfkesini, zayıflıklarını etiketlemeden, ötelemeden ve yargılamadan kabul edip kendini değişime açmış insandır. Bu kadar basittir aslında. Bunu yapamayan yogacı değildir, diye bir şey de söyleyemem. Başka anlamış, başka bir şekilde ifade ediyordur, derim. Yoganın en güçlü etkisi, değişime açık olduğunda başlar zaten. Değişim de bir süreç. Önce görüp farkederek, sonra kabullenerek, kabullendiğin şeyi affederek, severek ve değişmesini istediğin yanını da şefkatle kucaklayarak olur. Bu da bir koşullanma tabi ki, yogayı benim anlayıp kendimi koşulladığım şekli, bir zararını görmedim. Farkına varmak ve kabullenmek bu sürecin en kolay aşamaları. Affetmek ise en zorlu basamak sanırım.</p>
<p>Bir hikaye var, zen hikayesi olabilir. Adamın biri ıssız ve sakin bir denize teknesiyle açılmış, gece olmuş. Teknesinde vurmuş kafayı yatmış, yıldızları seyredip dalgalarla huzurla salınırken, birden büyük bir sarsıntıyla zıplamış yerinden. Bakmış, kendisininki gibi bir tekne güm diye vurmuş buna. &#8220;Huzurumu bozan bu haddini bilmez de kim,&#8221; diye sinirle kendisine çarpan tekneye atılmış. Karanlıkta bir bakmış ki, çarpan tekne boş, içinde kimse yok, kasıtla çarpılmamış. Sakinleşerek yerine oturmuş. O teknenin içinde biri olsa da, gelip kasıtla çarpmış olsa da, o insanı da &#8220;boş tekne&#8221; olarak değerlendirebildin mi, tekneyi de içindeki adamı da affedebildin mi rahatlıyorsun işte. Vardır bi derdi, huzurum bile onu rahatsız etmiş olabilir, gelmiş vurmuştur, o da öyle. Her şeyi üstümüze almak, kendimizi bu kadar önemsemek egolarımızın büyük tutkusu ve hayatımıza oyunu. Asıl kasıt kendimize, haberimiz yok.</p>
<p>Sen yogacısın, böyle davranmalısın tavrının, &#8220;sen kadınsın şöyle oturmalısın&#8221;, &#8220;erkeksin, ağlamazsın&#8221;dan hiç bir farkı yok. Etrafımıza baktığımızda gördüğümüz bütün kasılmaların, dışa vurulmadığından içerde patlamış duyguların, bunca öfkenin, kendimize bakarsak karşılaşabileceğimiz onca mutsuzluğun temelinde yatan şeylerden biri de bu koşullanmalar. Giydiğimiz kimliğin gereklilikleriyle yaşama ve öyle ki bize iyi gelebilecek şeyleri bile öteleme zorunluluğu. Oysa başka bir elbise de giyebilirsin, bir mağazaya gidip, çok önyargı taşıdığın insanların tarzında bir kıyafet deneyip aynada kendine bakabilirsin, acaba o elbise sende nasıl duruyor, bu elbiseyi taşımak nasıl bir his&#8230; Her gün başka elbise giyebilirsin, dün yakışmayan bugün yakışır. Hiç yakışmadığını düşündüğün şey üzerinde bambaşka durur, kendini farklı görürsün. Hayat insanın kendine yakışanı giymesidir, etiketi yoktur, fiyat yazmaz.</p>
<p>(hiç yakışıyor mu, biz biliyoruz da mı oyuyoruz) : )</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yolyoga.wordpress.com/702/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yolyoga.wordpress.com/702/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yolyoga.wordpress.com/702/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yolyoga.wordpress.com/702/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yolyoga.wordpress.com/702/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yolyoga.wordpress.com/702/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yolyoga.wordpress.com/702/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yolyoga.wordpress.com/702/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yolyoga.wordpress.com/702/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yolyoga.wordpress.com/702/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yolyoga.wordpress.com/702/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yolyoga.wordpress.com/702/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yolyoga.wordpress.com/702/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yolyoga.wordpress.com/702/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yolyoga.wordpress.com&amp;blog=6076428&amp;post=702&amp;subd=yolyoga&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yolyoga.wordpress.com/2011/04/07/yogaci-olmak-kimlikler-etiketler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d35cafd44a8d81e409093dc7b2430a0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">yolyogini</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yolyoga.files.wordpress.com/2011/04/manken.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">manken</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
